Dr. Işıl Ayhan
Antalya Şehir Hastanesi, Perinatoloji
Olgu Açıklaması
İkinci Trimester Anatomi Taraması Görüntüleri

36. Hafta USG Görüntüleri

SONUÇ
Postnatal USG raporları:


MRi görüntüleri:


MRi raporu:

Sakrokoksigeal Teratom
Sakrokoksigeal teratomlar fetüste en sık görülen tümörlerdir, predominant şekilde kız fetüslerde daha çok görülür (Male to female oran 1:4). Sınıflamada Altman Sınıflaması kullanılır ve 4 tipe ayrılır. Tip 1 predominant olarak eksternalken, Tip 4 tamamen internaldir ve genellikle erken çocukluk dönemine kadar bulgu vermez. Histopatolojik olarak da matür, immatür ve malign olarak üçe ayrılırlar. Sıklıkla 2. trimesterde tanı alırlar, tamamen kistik, kistik/solid veya tamamen solid olabilirler. Tümörün davranışı öngörülemez olduğundan tanı anında predominant olarak kistik olan bir sakrokoksigeal teratom termde solid olabilir. Altman’ın orijinal çalışmasında tüm sakrokoksigeal teratomlar içinde %10 olarak raporlanan tip 4 sıklığı, daha güncel çalışmalarda %28 olarak verilmiştir—bu artış ultrason teknolojisi ve prenatal tanıdaki iyileşmelere bağlanabilir (1,2). Bu olguda, ikinci trimester anatomi taramasında özellik olmamasına rağmen 36. haftada intraabdominal büyük kistik kitle izlenmiş, kitlenin üreterlere bası etkisi nedeniyle görülen obstrüktif üropati/hidronefroz ve anhidramniyoz bulguları, kitlenin yeri ve kistik predominansı nedeniyle alt üriner sistem obstruksiyonu (LUTO) lehine yorumlanmıştır. Postnatal tanı sonrası ikinci trimester anatomi taraması görüntüleri tekrar incelenmiş ancak solid veya kistik bir intraabdominal kitle görülememiştir. Hastanın ikinci trimester ile 36 hafta arasında 4 kez daha gebe takip polikliniği prenatal viziti mevcut, ancak bu görüntülere ulaşılamamıştır. İkinci trimester ve sonraki takiplerde küçük olan bir teratom sonraki haftalarda aşırı büyümüş olabilir veya teratom natürü değişmiş olabilir. Her koşulda, bu olgu ISUOG’un da önerdiği 3. trimester anatomi taramasının önemini ve hastalara ikinci trimesterde verilen danışmanlıkta dikkatli olunması gerektiğini vurgulamaktadır (3).

(Paladini D, Volpe P. Ultrasound of Congenital Fetal Anomalies, Üçüncü Baskı ‘dan alınmıştır)